29 Mart 2016 Salı

2015 Bitenler Bölüm 1

Evet başlıktan da anlaşılabileceği gibi artık bitenler yazılarımı yıllık yazmaya karar verdim :) İşin içinden çıkmak mümkün değil, şunu bi kabul edelim artık, ben düzenli blog yazamıyorum :( 2015 bitenler yazısını 2015 Nisanına bir kala yazabilmiş olmam da bunun bir göstergesi zaten. Senelerin emeği de var tabi bu blogda, silmeye de kıyamıyorum ama benim tembellik yaptığım dönemde atı alan üsküdarı geçtiğinden 5binküsür takipçili blogların yanında minimal 700 takipçim ve ben birbirimizi ağırlıyormuşuz gibi hissediyorum. Dolayısıyla oluşan kısır döngüden bir türlü çıkamadım, ara ara yazmamdan memnun olanlarla yoluma devam ediyorum :)


Dalin Bebe Şampuanı: Kah şampuan, kah göz makyajı temizleyici, kah fırça şampuanı olarak kullandığım dev boy dalin. Diğer ikisi olarak memnun kalsam da göz makyajı temizleyici olarak uzun vadede göz çevremi çok kuruttu, o yüzden tekrar almayı düşünmüyorum uzunca bi zaman.

Listerine Zero Hafif Tat: Normal versiyonu kadar ağız yakmasa da yeterince kuvvetli olduğunu söyleyebilirim. Ferahlatması çok başarılıydı.

Susam Yağı: Önceki bitenlerde de sıklıkla görebileceğiniz vazgeçilmezim susam yağı. Genelde yüzüme nemlendirici olarak kullanıyorum cilt bakımında yağlar başlıklı yazımda konuyu detaylıca okuyabilirsiniz.

Doa Kozmetik C Vitamini Serumu: Bu ürün gerçekten mucizevi bir ürün. İçindeki C vitaminine sonradan cildim alerjik reaksiyon geliştirdiği için şu an kullanamıyorum ama kullandığım dönemde sivilce, yara gibi şeyleri iki günde iyileştirip cildin rengini açmasıyla vazgeçilmezim olmuştu. Uzun vadede alerji yaptı sanırım, artık kullanamadığım için de çok mutsuz olduğumu söyleyebilirim :/

En üstteki boş krem kutusuna doldurduğum bir cilt kremiydi, çantamda taşıyıp el kremi olarak kullanıp bitirdim.

Issey Miyake Pur Homme: Bu parfüm aslında eşime hediye gelmişti ama çok kadınsı bulduğundan o kullanmadı, yazlık parfüm olarak kullanıp bitirdim. Ferah, narenciye notaları içeren güzel bir kokuydu fakat bir daha alınacak bir özelliği yoktu açıkçası.

Doa Kozmetik Cilt Serumu: Bitirdiğim kaçıncı şişe bilmiyorum, Bitenler Volume:5'te mevcut yorumları.

Classics Şeffaf Oje: Bu oje markasından blogumda sıklıkla bahsetmiştim. Bir milyoncularda vs. bulunabilen bir oje markasıydı artık pek görmüyorum. Bunu da diğer ojelere baz olarak kullanıp bitirdim.

Fa Nutri Skin Roll-On: Sevdiğim her şeyin üretimden kalkması durumunu bu üründe de yaşadım. Mis gibi yeşil limon kokan çok ferah bir roll on'du bu, üretimden kalkacağını duyunca yedeklemiştim. Bundan sonraki şişe de bitmek üzere artık ne kadar uzun süredir bu yazıyı beklettiğimi buradan anlayabilirsiniz :)) Aliminyum içeriyor olması lazım o yüzden zaten tekrar almazdım muhtemelen ama elimdekileri bitirince kokusundan sıkılmış olacağım muhtemelen :)

Rebul Green Tea Kolonya: Rebul'un bu güzel kokulu kolonyalarını yaz döneminde parfüm olarak kullanıyorum. Sürekli tazeleyebilmek ve iç baymaması açısından mandalina ve yeşil çay favorim. 


Maybelline One by One Volum Express Maskara: Maybelline'in şimdiye kadar kullanıp da en beğendiğim maskarası bu oldu. Plastik fırçalı olduğu için tek tek ayırıyor, uzatması da fena değil. Hacim konusunda çok iyi değil ama kirpik kıvırıcı ile kıvırdığım kirpiklerimi düşürmedi benim için en olumlu tarafı da buydu. 

Elidor Canlandırıcı Kuru Şampuan: Uygun fiyatlı kuru şampuanlar arasında kötünün iyisi diyebileceğim bir kuru şampuan bu. Ağır bir limon kokusuna sahip, biraz fazla kullanınca bayabiliyor. Kokusu parfüm gibi bütün gün burnuma geliyor o özelliğini sevmedim. Önceden bahsettiğim isana kuru şampuan gibi, saç kirlenmese de azcık hacim vermesi için kuru şampuan kullanmak isteyenlere hiç uygun olmuyor bu yoğun kokulu kuru şampuanlar. En beğendiğim kuru şampuanı aşağıda yazacağım :)

Doa Kozmetik Saç Toniği: Yine bir önceki bitenler yazısında bahsettiğim bir ürün, vazgeçilmezlerim arasında. 

Yves Rocher Duş Jeli: Parabensiz, nispeten temiz içerikli ve gerçekten çok sevdiğim bir duş jeliydi. Bundan sonra iki farklı kokusundan daha edindim, hepsinden de çok memnun kaldım. Köpürmesi, temizlemesi, nemlendirmesi her şeyiyle güzel bir ürün diyebilirim.


İkinci Şişe Saç toniği :)

Sağdaki ayak kremiyle ilgili detayları bilmiyorum hediye olduğu için. Sanırım güzellik mağazalarının birinde satılan tek kullanımlık kremlerden bir tanesi. Ancak bulduğunuz yerde alın diyebilirim, kokusuna ve nemledirmesine bayıldım.


Biberiye Yağı: Selülit yağı hazırlamak için almıştım. Çeşitli kendin yap projelerinde kullanarak bitirdim.

Doa Kozmetik Yağlı Saçlar için Sülfatsız Bakım Şampuanı: Bu şampuanla ilgili fikirlerim çok karışık. Sülfatsız ve doğal içerikli olduğu için kesinlikle hiç köpürmüyor. Köpürmemesi çok sıkıntı değil ancak köpürmediği için şampuanın bütün saça yetmediği hissi yüzünden çok bol kullanmak gerekiyor. Öyle olunca da şampuanı ziyan ediyormuş hissine kapılıyorum :)) Normalde sonbaharda avuç avuç dökülen saçlarım bunu kullandığım dönemde neredeyse üçte biri kadar az döküldü. Sadece sonbahar dönemlerinde bu etkisini kullanmak için tekrar alabilirim. 

2015'in diğer bitenleri 2. bölümde gelecek, artık ondan sonra da 2016 bitenleri yazarım zaten :D

8 Ekim 2015 Perşembe

Biraz Yaratıcılıkla Değişir Dünya!

Yine(!) uzun bir aradan sonra selamlar :) 2015 yılının neredeyse tamamında bitirdiklerimi içerecek olan dev bitenler yazısından önce daha önce blogumda yer vermediğim tarzda bir yazıyla karşınızdayım. Yepyeni bir internet sitesi olan Modasto.com yetkilileri bana mail aracılığı ile çok kibar bir şekilde ulaştılar ve blogumda bir tanıtım yazısı yayınlayıp yayınlayamayacağımı sordular. Ben de bunun üzerine siteye girip inceledim ve gerçekten çok beğendim. Çok geniş fiyat aralığında, bol bol çeşit ve değişik markaları aynı yerde bulabileceğimiz, aynı zamanda tasarımı da başarıyla yapılmış alışveriş sitelerini bulmak biraz zor. Modasto.com bunu başarıyla gerçekleştirmiş bence :) İstediğiniz şeyi farklı filtreler ile arayıp bulduğunuzda Modasto sizi satın almayı gerçekleştireceğiniz siteye yönlendiriyor. Tam bir zaman tasarrufu, çok zekice :) Benim site ile ilgili görüşlerim bu şekilde, yazıya Modasto'yu bir de kendi ağzından okuyarak devam ediyoruz:



           Bilmez miyiz ki erkekler söz konusu alışveriş olunca biraz daha rahat davranır ve ihtiyaçları olduğundan emin olana kadar mağazaların kaotik dünyasına dalmak istemezler. Hele bir de mevzu bahis dış giyimse alışveriş yapmaya karar vermeleri bile uzun bir zaman alabilir. “Mont mu almam lazım?” “Gerçekten lazım mı?” gibi sorular kaçınılmaz olup olabildiğince hızlı bir şekilde durumu geçiştirip sezonu kapatmayı planlar ve genelde bunu başarıyla hallederler. Fakat son yıllarda bu durumda bir değişim yaşandığını fark etmiyor da değiliz.
           Artık beyler de kadınlar gibi giyimlerine dikkat eder oldu. Onlar kadar alışverişe vakit ayırmasalar da aldıkları her parçanın tarzlarını ve görünümlerini yansıtmada önemli birer unsur teşkil ettiğinin bilincindeler. O yüzden de erkek giyimde yaratıcılık farklı bir noktaya gelmiş durumda. Mevsimlik giyimlerde de durum farklı değil. Mont, trençkot, anorak… Erkekler sokakta giydikleri bu tamamlayıcıların da öneminin farkında. Yine de “alışveriş bana azap” diyenler varsa bu haber dikkatinizi çekecek diyoruz.
           Alışverişin zamandan kazandıran yeni hali online satış kanallarını bir araya getiren Modasto.com’u daha önce hiç duymuş muydunuz? Duymadıysanız kulak kesilin, hayatınız değişecek. Bahsettiğimiz o yaratıcılık son raddesinde Modasto.com’da. Sunduğu çeşit ve alternatifler, aklınıza gelebilecek farklı kategorileriyle yaratıcılığınızın tek sınırı sizsiniz. İster markalara göre ister kendi belirlediğiniz filtrelere göre arama yapın, aradığınız ürünü bulmak hem çok kolay hem de çok hesaplı.
           Çünkü tüm ürünler için fiyat aralığı belirleyebiliyorsunuz. Üstelik indirim ve kampanyalardan da ilk siz haberdar oluyorsunuz. Mont satın almanız mı gerekiyordu? Açın Modasto.com’u, alışverişe sanal bağlantı yapın. Marka aklınızdaysa kategorilerden ilgili markayı bulun, yok ben tüm modelleri ve markaları görmek istiyorum derseniz farklı filtreleri uygulayarak kendinize daha uygun olacağını düşündüğünüz bir arama yapın.
Seçtiğiniz ürün bir başka kampanya sitesinde veya markayı satan aracı bir sitede, ve hatta markanın kendi sitesinde bulunabilir. İşte Modasto.com’un görevi de size bu doğru adrese yönlendirmek. Yönlendirdiği tüm sitelerle mükemmel bir güvenlik ağı oluşturan ve size gözü kapalı güvenebileceğiniz bir alışveriş deneyimi öneren Modasto.com ile her şey çok daha kolay!


1 Nisan 2015 Çarşamba

2015 İlkbahar/Yaz Modası Dosyası2 : Uzun Etekler

Sözümü tutarak 2015 ilkbahar yaz modası dosyasına uzun etekler ile devam ediyorum. Açıkçası 2009 yılından beri çok severek kullandığım uzun eteklerin geçen yıllarda bi anda moda olmasına biraz bozulmuştum :)) Öncesinde çingene modası gibi algılanan uzun etekler son yıllarda hepimizin dolabında büyük yer tutmaya başladı. Boyunuz kısa ise uzun etekleri dolgu topuklu veya platformlu ayakkabılar ile kullanmanız şart, aksi halde sizi olduğunuzdan da kısa gösterme ihtimalleri yüksek. Kullanım rahatlığı ile baş tacımız olan, yaz sıcaklarında efil efil serinlik sağlayıp aynı zamanda çekiştirmek zorunda kalmadığımız uzun etekleri nasıl kombinleyeceğimiz ile ilgili birkaç fotoğraf ile devam edelim:

 Rengarenk uzun etekler üzerine giyebileceğiniz bluzlarda renk çeşitliliği yaratarak bir çok kombine olanak sağlar. Salaş duran yana asılı büyükçe bir çanta da olmazsa olmaz ;)

 Yüksek belli, klasik desenlere sahip bir uzun eteği kemer ile kullanarak daha resmi bir havaya büründürebilirsiniz.

Dantelli uzun etekler özellikle geçen yıl sokaklarda sık sık gördüğümüz bir parça haline geldi. İç astarı kısa olanlara da bolca rastladık. Dantelli parçaları deri ceketlerle kombinleyip kolayca spor bir şıklığa ulaşabilirsiniz.

 Degrade tonlarda bir uzun etek yine bir çok tonda bluzla kombin yapmanıza olanak sağlayacak.

Doğal tonlarda pamuklu kumaştan bir uzun etekle değişik bir çok spor kombin yapabilir, sadeliği aksesuarlarla zenginleştirebilirsiniz.

 Uzun eteklerin olmazsa olmazlarından biri de eğer boyunuz müsaitse parmak arası terlikler. Saçınızı da tepede topladınız mı eforsuz bir şıklığa imza attınız demektir ;)

Ve pek tabii ki eşarplar, şallar ve bandanalar değişik kullanımları ile uzun eteklerin yegane tamamlayıcısı :)

Fotoğrafların hepsi Pinterest'ten alıntıdır. 

26 Mart 2015 Perşembe

2015 İlkbahar/Yaz Modası Dosyası1: Haki

Bloga gelen bir yorum saolsun yine blogum olduğunu hatırladım :) Arayı yine açmakla beraber ısrarla blogu terketmiyorum, nadiren de olsa gelen yorumlar sizin de hala buralarda olduğunuzu hatırlatarak beni sevindiriyor. Şu bulutlu yağmurlu kasvetli İzmir havasında bu yaz ne giyeceğiz acaba sorusu aklıma takıldı ve azcık araştırma sonucu birkaç başlık listeledim, eğer üşenmezsem (!) bu ilkbahar/yaz neler modaymış, herkesin üzerinde neler görüp isteyeceğiz bir dosya halinde sırayla yazmayı düşünüyorum. Hepimizin senelerdir dolabında yer verdiği haki rengi ile başlıyoruz. 
Haki bu kombinde de gördüğümüz üzere kahverengi ve kotlarla rahatlıkla kullanabileceğimiz bir renk.

 Benim pek tercihim olmasa da bu yazın diğer bir modası olan tulumla hakinin birleşimi hafiften askeri bir havaya da sahip olmasıyla bir tercih olabilir.

 Havanın daha ısınmadığını düşünürsek ilkbahara hazırlık olması açısından hakiyi kazak rengi olarak da tercih edebilirsiniz :) 

 Haki rengini kıyafette kullanmaktan hoşlanmıyor, fazla askeri bir hava yarattığını düşünüyor veya koyu buluyorsanız ojenizde de kullanabilirsiniz.

Renkli kotlardan hoşlanıyorsanız haki rengi bir kot pantolona da bu sezon şans verebilirsiniz. 

Bir görünüp kaybolduğum blogumu umarım bu dosya ile tekrardan canlandırabilirim :) Dosyamızın bir sonraki konusu uzun etekler ve maksi elbiseler ile Hippi tarzı hakkında olacak. Özellikle görmek istediğiniz bir tarz varsa yorumda belirtirseniz uygun kombinler bulmaya çalışırım :)

Fotoğrafların hepsi Pinterest'ten alıntıdır. 

5 Ekim 2014 Pazar

Bitenler Vol.5

Bu yazıyı daha fazla erteleseydim bitenler daha çok birikecekti. Biriktikçe daha da üşenecektim, üşendikçe yazamayacaktım, yazamadıkça daha da çok birikeceklerdi. Neyse döngüyü anladınız bence :) İkinci DEV bitenler yazısı karşınızda, bunlar bir önceki bitenler yazısından beri (neredeyse bir sene olmuş, yuh!) birikenler olduğu için uzun bir yazı olacak o yüzden çay kahve soğuk içecek atıştırmalık ne varsa yanınıza alın da okumaya öyle başlayın :)

Loreal Elseve Arganine Direnç Şampuan: Aşağıda resmi bulunan saç dipleri için spreyle beraber indirimde olduğundan almıştım. Denemekten zarar gelmez dedim, çok bir fark yarattığını söyleyemem. Bir zararı da olmadı bildiğimiz şampuan işte diyebilirim.

Avon Argan Yağlı Saç Ucu Serumu: Uzun uzun yazmak istemiyorum, beğenmedim. Hatta bence zaten kuru olan saç uçlarımı iyice plastikleştirdi. Uygulayınca verdiği yumuşaklık tam bir iluzyon, yıkayınca eskisinden beter, bu seruma bağımlı saç uçlarınız oluyor. Orjinali daha başarılı bu serumun.

Dalin Bebe Şampuanı: Bu minik boyu genel olarak makyaj temizliğinde kullandım. Uzunca bir süredir makyaj temizleyici kullanmıyorum, yüzümü ve gözlerimi dalinle köpürtüp kalan olursa badem-susam yağları ile temizliyorum. Bu bitince 700ml'lik büyük boyunu aldım, saçımı da onunla yıkadım uzunca bir süre. Her türlü gayet memnun kaldığım bir ürün.

Idealia Life Serum: Bir siparişimin yanında hediye gelmişti sanırım bu. Tek kullanımlık serumlar için konuşmayı doğru bulmuyorum açıkçası.

Clean + Bright Oxygen Bubble Mask "Peach": Şeftali kokan ve köpüren yüz maskesi. Çok fazla kimyasal içermesinin dışında çok güzel bir maske, cildi güzel temizleyip aydınlatıyor. Gratis'lerde çok uygun fiyata bulabilirsiniz.

Flormar Oje Kurutucu Sprey: Ojeyi kurutmasının yanı sıra hızını alamayıp tırnak etlerini ve tırnak çevresindeki deriyi de kurutuyor. Derseniz ki ojeyi kurutsun ben sonra kalanı nemlendiririm, o zaman kullanabilirsiniz.

Floriography Chamomile & Verbana Sıvı Sabun: Hafif kokulu, durulandığında elde kaygan bi his bırakmayan nispeten temiz içerikli bir el sabunu. Severek kullandım da tekrar alır mıyım bilemem. Sıvı sabunlarla aram hoş değil. Pompa aparatının sabunu dümdüz 90 derece açıyla püskürtmesi de bir takım kazalara sebebiyet verdi, tasarımı değişmeli kesinlikle. Gratis'lerde bulabilirsiniz bu markayı, ambalajları gerçekten çok güzel.

Perfume Jevels Çilekli Vücut Kremi: Önceki bitenler yazılarında bol bol değindiğim Eyüp Sabri Tuncer stoğunu sonunda eritmeyi başardım. Bütün odayı, giydiklerimi buram buram kokulu silgi kokutan bir vücut kremiydi, nemlendirmesi de güzeldi. Malesef bu serinin meyve kokulu olanlarını üretimden kaldırdılar.

Doa Kozmetik Cilt Serumu: Bu ürün hakkındaki uzun uzun yorumlarımı bu linkten okuyabilirsiniz. Yenisini açıp kullanmaya başladım bile.

H&M White Blooms Mini Parfüm: Hafif beyaz çiçek kokularına sahip minik bir parfümdü, böyle kokuları seviyorsanız tavsiye edebilirim. Kalıcılığı çok iyi değil ama yaz sıcağında tazelenmek için ideal.

Bebak Acı Badem Sütlü Makyaj Temizleme Mendilleri: Kokusunu çok sevsem de mendillerin dokusu o kadar sert ki makyajı silerken tahriş ediyordu resmen. Göz makyajı çıkarmada da çok iyi değillerdi, cilt makyajı için kullanılabilir eğer mendillerin dokusu değişirse.

Bepanthol Duş Jeli: Hassas ciltler için kullanılabilecek en ideal duş jeli. Temizlemesi güzel, kokusu yok gibi ve cildi hiç kurutmuyor. Cildimin özellikle çok kuruduğu dönemlerde kullanıp gayet memnun kaldım. Eczanelerde bulabilirsiniz diye düşünüyorum, bana hediye gelmişti.

Salsil 2 Jel: Yine eczanelerden edinilebilecek bir ürün. Sivilce ilacı olarak geçse de bunu bacaklarımdaki batıklar için kullandım. İçerdiği salisilik asit ciltteki ölü dokuyu hızlıca atmanızı sağladığı için batık tedavisinde rahatlıkla kullanılabiliyor. (kısa bir not: batık sorununuz varsa asla epilasyon aleti kullanmayın, batıkların yegane sebebi o epilasyon aletleri çünkü)

Loreal Elseve Arganine Direnç Saç Dipleri için Sprey: Saç dökülmesini azaltma iddiası taşıyan bir sprey. Dökülme anlamında çok bir fark göremedim açıkçası kullanırken. Ancak çok fazla yeni saç çıktı bunu kullandığım dönemde. Kullandığım başka bir şeyin etkisi mi yoksa bundan dolayı mı oldu bilemiyorum. En güzel tarafı da kokusu, aynen Ralph by Ralph Lauren parfüm gibi kokuyor :)

Bir bitenler klasiği olarak yağlar. Buğday yağıyla ilgili yorumum önceki bitenler yazısında var. Kakao yağı bronzlaşma, jojoba nemlendirici, melissa ise buhurdanlıkta güzel koku vermesi amacıyla kullanıldı ve bitirildi. Yanlarındaki boş şişe de renksiz kokusuz bildiğimiz aseton :)

Wellness Beauty Mineral Tuzlu Peeling: Peeling işlevini güzelce yerine getirse de çok yağlı bir ürün, üstüne tekrar duş jeli ile yıkanmak gerekiyor yoksa o yağlı his gitmiyor. Kokusu da eh diyebilirim, Rossman'dan almıştım, bu markanın ürünleri hala var ancak bu ürünü uzun zamandır görmüyorum. Görsem de almam sanırım. Ambalajı da güzel görünse de açması kapaması zor, duş için kullanışsız buldum.

Tresemme Liso Keratina Şampuan ve Saç kremi: İkisi de deneme boyu olduğu için tabii ki yine pek yorum yapamayacağım.

İpek Saç Kremi: Bu dev boy saç kremini nikah yemeği dönüşü bol krepeli gelin başını açabilmek için acil tarafından bakkaldan almak zorunda kalmıştık. Başka saç kremi yoktu :) Azimle neredeyse bir yıl sadece saçlarımın uçlarına kullanarak bitirmeyi başardım, sonra da gidip saçlarımı kestirdim :) Saçınızın taranmasına yardımcı bir ürün arıyorsanız tavsiye ederim. Kokusu güzel, saçı gayet güzel açıyor. Ancak besliyor mu derseniz çok olumlu cevap veremem. 

Avon Eternal Magic Parfüm:  Bu Project ne bulursam Pan yazısından hatırlayabileceğimiz parfümün ikinci şişesi de bitti sonunda. Eski bir Avon parfümüne benziyor diye iki şişe aldığım, sadece kışın kullanılabilecek pudra-odun-vanilya notaları taşıyan parfüm. Kalıcılığı çoğu Avon parfümü gibi yok. Kesinlikle tekrar almayı düşünmediğim bir ürün.

Maybelline Colossal Volume Express Maskara: Çok sıradan buldum bu maskarayı. Günlük kullanarak bitirdim ama bu fiyata bu serinin çok daha iyi versiyonlarının olduğunu biliyorum.

Ben bu argan yağlı serumun fotoğrafını iki kere çekmişim, beğenmediğim serumdan iki tane bitirmedim yani :) Yorumu yukarıda, aynı şekilde Doa Kozmetik cilt serumunun yorumu da yukarıda, yazıyı yazana kadar ikinciyi de bitirmişim :))


Listerine Zero Ağız Bakım Suyu: Daha önce de kullandığım nane aromalıya geri döndüm. Bir önceki bitenlerde portakallısını beğenmediğimi yazmıştım zaten. Bundan memnunum, ağzı yaksa da güzel bir aroması var ve ferah bir his bırakıyor. Daha büyük boyundan aldık ailece kullanıyoruz :)

Floriography Chamomile & Verbana Duş Jeli: Çok hafif kokulu, fazla zararlı kimyasal içermeyen nispeten doğal bir duş jeli. Temizlemesi güzel, kokusu vücutta kalmasa da duş alırken tatmin edecek derecede. Gratis'ten almıştım ancak bir daha alacağımı sanmıyorum. Bereketli bir ürün değil kıvamı çok sıvı olduğundan çabuk bitiyor.

Vanilya Aroması: Bu ürünü kek pasta gibi şeylerde kullanabildiğimiz gibi kendin yap cilt bakımı ürünlerinde de vanilya kokusu vermesi amacıyla da kullanabiliyoruz. Ben uzunca bir süre tüketemeyince esmer şeker ile karıştırıp mis gibi vanilya kokan bir vücut peeling'i elde edip öyle bitirdim. Tekrar alacağım bir ürün.

Normaderm Cilt Serumu: Bu tek kullanımlık şeyleri neden bu yazıya dahil ettiğimi ben bile anlamadım açıkçası. Yorum yapmayacaksam fotoğrafını neden çekmişim ki. Neyse bir daha yapmayacağım bir şey oldu bu da.

Doa Kozmetik Lavanta Suyu: Zaman zaman yüzüme tonik olarak, zaman zaman da cilt bakımı için karıştırdığım yağları seyreltmek amacıyla severek kullandım.Kokusu biraz ağırdı, gül suyunu daha çok seviyorum açıkçası.

Golden Rose Mat Beyaz Oje: Bu ojeyi diğer ojelerin rengini açmak için kullandım o yüzden hemen bitti :)

Isana Kuru Şampuan: Rossman'dan alınmış bir kuru şampuan. İşlevini yerine getirse de o kadar yoğun bir kokusu var ki kullanılacak gibi değil. Herhalde 10 gündür yıkanmayan kokmuş saçlara kullanılacak zannediyorlar ki bu kadar yoğun parfüm ekliyorlar bu kuru şampunlara. Halbuki yıkadığımın ertesi günü biraz hacim versin diye kullanmak istiyorum kuru şampuanları, tabi bu parfümlü haliyle olmuyor. En kısa zamanda Dove'un kuru şampuanının Türkiye'ye gelmesi dileklerimle.

The Body Shop Şeftalili Vücut Peelingi: Sanırım bu seri dönemlik bir seriydi, artık bulamıyorum. Kokusu çok güzeldi ancak peeling yapması gereken tanecikleri az ve çok minikti bu yüzden vücut için yeterli bulmadım. Kremsi yapısıyla rahat durulanıp güzel nemlendiriyordu. Uzunca bir süre kullanmaya kıyamadıktan sonra baktım kokusu değişmeye başlıyor, hemen kullanıp bitirdim :)

Doa Kozmetik Saç Toniği: Saç diplerindeki şampuan kalıntılarını nötrleyip ph dengesini sağlayan bir ürün bu. Gayet memnun kaldım, yukarıdaki Elidor saç dipleri için spreyden sonra bu daha da fazla yeni saç çıkmasını sağladı, şu an uzun saçımdan çok yeni çıkan tüy tüy saçlara sahibim. Bir an önce uzarlarsa rahat edeceğim :)

Maybelline The Falsies Black Drama: Bu maskarayı görüldüğü üzere yukarıdakinin fırçası ile kullandım çünkü kendi fırçasını kullanılmaz buldum. Yapısı güzel olmasına rağmen kendi fırçası ile sürünce bütün kirpiklerimi birbirine yapıştırıyordu. Bu şekilde en azından kullanıp bitirebildim. Maybelline'in bir de Rocket Volume maskarasını deneyeceğim, ondan da memnun kalmazsam Maybelline maskara dosyasını kapatacağım açıkçası.

Avon Bronze SPF 15 Güneş Koruyucu Sprey: Baya eski bi seriden olan bir güneş koruyucu bu, belki kullanmamak gerekiyordu artık ama kokusunda ve yapısında bir değişiklik olmadığından bu yaz artık bitsin diye bol bol sürerek bitirdim.

Kanyon Defneli Şampuan: Ozonlanmış zeytinyağı içeren bu şampuan bana hediye gelmişti, severek kullandım ve bitirdim. Kokusu güzeldi, yağlı saçlarıma ekstradan bir faydası olduğunu söyleyemem ama tekrar denk gelirsem alacağım bir ürün. Çeşitli internet sitelerinde bulunabiliyor.

Buraya kadar okuyanlara gerçekten sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum zira benim bu yazıyı yazmam üç gün sürdü. Sıkılıp bırakıp başka bir gün devam ederek sonunda bitirebildim. Bundan sonra bitenleri bu kadar biriktirmemem gerektiğini de böylece anlamış oldum. Bu tip yazılardan hoşlanıyorsanız blogda bol bol mevcut :) 10 ayda ancak bu kadar ürün tükettiğime göre bunu rahatlıkla söyleyebilirim: Hepinize az tüketimli günler diliyorum.