1. Boyfriend jeans



Aylardır çoğu blogda bu jeanlerle ilgili postlar okuyorum. Zamanında Levis 501 çakması diye aldığım pantolonlarım da dolabımda tam da bu modaya uygun şekilde giyilebilir halde bekliyorlar ama ben bir türlü bu maskülen görünüme alışamadım. Giymeyi denesem de ayna karşısında kendimi lise yıllarıma dönmüş gibi hissedip çıkarıyorum. Bu noktada rahatlıklarıyla giyenlerin gönlünü fethettiklerine eminim ama, ben almayayım.
2. Havuç Pantolon



Klasik görüntüsünden mi, ortantısızlığından mıdır bilmem, bu harem - havuç artık ne diyorsanız o modelden pantolonlara da bir türlü alışamadım. Giymeyi hiç denemedim ama kimseye de yakıştıramıyorum sanırım 3. maddede bahsedeceğim yüksel bel faktörü de antipatimin bir sebebi olabilir.
3. Yüksek Bel


Görsellerden biri zaten 2. maddedekilerden. Lisede giydiğim yüksek bel pantolonların hepsinin kemerlerini söküp düşük bel haline getirdiğimi biliyorum. Evet bir zamanlar ben de yüksek bel giyerdim ama şimdi bir pantolonun veya eteğin beli kalça kemiği hizasını geçtiği anda nefes alamıyor gibi hissediyorum. Düşük belin rahatlığı beli açıkta bırakması değil, karına ve mideye baskı yapmadan yaşamaya izin vermesi bence. Zaten uzun bluz giymeye başlamam da düşük bele geçmemle oldu sanıyorum, ne mutlu ki 90lar modası bana henüz geri dönmedi. Düşük bel pantolon ve eteklerimle pek mutluyum.


Görsellerden biri zaten 2. maddedekilerden. Lisede giydiğim yüksek bel pantolonların hepsinin kemerlerini söküp düşük bel haline getirdiğimi biliyorum. Evet bir zamanlar ben de yüksek bel giyerdim ama şimdi bir pantolonun veya eteğin beli kalça kemiği hizasını geçtiği anda nefes alamıyor gibi hissediyorum. Düşük belin rahatlığı beli açıkta bırakması değil, karına ve mideye baskı yapmadan yaşamaya izin vermesi bence. Zaten uzun bluz giymeye başlamam da düşük bele geçmemle oldu sanıyorum, ne mutlu ki 90lar modası bana henüz geri dönmedi. Düşük bel pantolon ve eteklerimle pek mutluyum.
4. Saç Aksesuarları



Bu seferki trende alışamamamın sebebi beğenmemem değil. Takan herkese çok yakıştırıyorum, içim gidiyor böyle taçlar takmak için ama gel gör ki kafamdaki 5 tel saçla pek uyumlu oldukları söylenemez. Kafama değil böyle kocaman fiyonklu taç, sadece taç takınca bile kafamda saç değil sadece taç varmış gibi oluyor, ya da bana öyle geliyor bilmiyorum bir türlü kendimde görmeye alışamadım. Her seferinde deneyip bakıp bakıp çıkardığımla kalıyorum. Bunda taktığım büyük küpelerin de etkisi olabilir, hem küpe hem taç abartılı geldiğinden vazgeçtiğim şey hep taç oluyor. Belki bir gün ben de böyle kocaman fiyonklu bir tacı küpelerime tercih ederim, kim bilir.



Bu seferki trende alışamamamın sebebi beğenmemem değil. Takan herkese çok yakıştırıyorum, içim gidiyor böyle taçlar takmak için ama gel gör ki kafamdaki 5 tel saçla pek uyumlu oldukları söylenemez. Kafama değil böyle kocaman fiyonklu taç, sadece taç takınca bile kafamda saç değil sadece taç varmış gibi oluyor, ya da bana öyle geliyor bilmiyorum bir türlü kendimde görmeye alışamadım. Her seferinde deneyip bakıp bakıp çıkardığımla kalıyorum. Bunda taktığım büyük küpelerin de etkisi olabilir, hem küpe hem taç abartılı geldiğinden vazgeçtiğim şey hep taç oluyor. Belki bir gün ben de böyle kocaman fiyonklu bir tacı küpelerime tercih ederim, kim bilir.
5. Pudra tonları



O kadar moda olmasına ve her yerde karşıma çıkmasına rağmen dolabıma baktığımda bir tane bile bu tonlarda kıyafet veya aksesuar göremiyorum. Nedense elim bunlara gitmiyor. Bana pembeyi anımsattığı için uzak duruyor olabilirim, neticede içinde pembe olan hiçbirşeye elim gitmiyor. Pudra tonları da sanırım pembe olmasalar bile bu antipatiden nasibini alıyorlar.
Trend olan şeylerden uzak durmak gibi bir takıntım yok, neticede tayt, yelek, zımba, gömlek, ekose gibi bundan bir sene öncesine kadar dolabımda olmayıp trendler sayesinde gözümün ve gönlümün alıştığı parçalara ve desenlere de sahibim. Nedense bu beş maddeye ısınamamışım. Bu da böyle twitten posta dönüşen bir bonus olsun. Görsellerin hepsi Polyvore'dan alıntıdır.



O kadar moda olmasına ve her yerde karşıma çıkmasına rağmen dolabıma baktığımda bir tane bile bu tonlarda kıyafet veya aksesuar göremiyorum. Nedense elim bunlara gitmiyor. Bana pembeyi anımsattığı için uzak duruyor olabilirim, neticede içinde pembe olan hiçbirşeye elim gitmiyor. Pudra tonları da sanırım pembe olmasalar bile bu antipatiden nasibini alıyorlar.
Trend olan şeylerden uzak durmak gibi bir takıntım yok, neticede tayt, yelek, zımba, gömlek, ekose gibi bundan bir sene öncesine kadar dolabımda olmayıp trendler sayesinde gözümün ve gönlümün alıştığı parçalara ve desenlere de sahibim. Nedense bu beş maddeye ısınamamışım. Bu da böyle twitten posta dönüşen bir bonus olsun. Görsellerin hepsi Polyvore'dan alıntıdır.

4 yorum:
Boyfriend jeans, harem pantolonlari ve yuksek bel pantolonlari bende pek sevmem acikcasi, ancak...taclarin (ozellikle abartili, satafatli ve suslu olanlari)ve pudra renkli kiyafet ve aksesuarlarin bagimlisiyim diyebilirim! :) Ikisinide kendime ve bircok kisiye cok yakisitirim ayni zamanda, sanirim daha disi seyleri seviyorum ben! :)
Bu 5liden sadece yüksek beli soğuk zamanlarda kullanıyorum o da sürekli üşüyen biri olduğumdan belimi donmaktan kurtardığı için... Pudra tonlarını seviyorum ama ben zaten aynı o tonda olduğum için beni çoook solgun gösteriyor maalesef...
yüksek bel, havuç ve boyfriend'e bende katılıyorum ama saç aksesuarları tam bana göre. Kocaman kocamanları hemde (:
@Ebru, dişi şeyler konusuna katılıyorum ;)
@Aslı, ben yüksek bel yerine çıtçıtlı body taraftarı bi insanım :))
@Pell-in, kocaman saç aksesuarı taksam kafam sadece o aksesuardan ibaret görünür heralde :D
Yorum Gönder